RSS

Takiyüddin, Tyco Brahe ve Osmanlı'nın Astronomi ile İmtihanı

31 Jan

Miladi takvimin 1577. yılının Kasım ayında, ramazanın 1. günü akşamı İstanbul halkı şehrin semalarını sarmalayan parlak bir gök cismi görmüştü. Daha önce gördükleri herhangi bir doğa olayına benzemeyen bu durum karşısında heyecanlananlar, duaya koyulanlar, en yakın imamı bulup bir yorum dinlemek isteyenler az değildi.

Seyyid Takiyüddin Mehmet bin Maruf bin Emir Nasirüddin, gökbilim üzerine eğitim almış biri olarak dönemin padişahı III. Murat’ı bu parlak gök cismi hakkında bilgilendirecek olan kişi idi. Padişahtan, Dar-ü’r Rasad-ül Cedid olarak isimlendirilecek rasathanenin (gözlemevinin) kurulması için izin alan Takiyüddin, bilimsel kayıtlar yapmakla kalmayacak, sonu pek de hayırlı bitmediği bilinen İran seferi için bu kuyruklu yıldızın iyiye işaret olduğuna dair teminat verecekti.

Bu esnada, Osmanlı İmparatorluğu başkentinden yüzlerce kilometre uzakta, Baltık denizindeki Hveen adasındaki Uraniborg isimli gözlemevinde çalışmakta olan genç bilimadamı Tycho Brahe de Takiyüddin’in gördüğü cismin aynısını gözetliyor ve kayıt tutuyordu.

Birbirlerinden habersiz iki coğrafya, birbirlerinden habersiz iki gözlemci ve içinde çalıştıkları gözlemevleri.

İkisinin de sonu pek hayırlı olmadı, Dar-ü’e Rasad-ül Cedid gözlemevi 1580’de yıkılırken, Tycho’nun kurduğu Uraniborg, destekçisi ve koruyucusu II. Frederik’in ölümünden sonra faaliyetlerine son verecekti.

Bununla birlikte, Tycho’nun uzun vadede biraz (!) daha şanslı olduğu malum. Onun bilimsel kayıtlarını ve araçlarını devralan asistanı Kepler, pek çok bilimsel keşfin yanı sıra bugün okullardaki temel mekanik ve astronomi derslerinde okutulan Kepler kanunlarını ortaya koyacaktı.

Kimbilir, belki de 1578’de başlayan İran seferi sonrasında birtakım ekonomik sıkıntılar ve ayaklanmalar baş göstermese idi, Takiyüddin ve gözlemleri, kehanetleri onurlandırılacak, gözlemevi daha da gelişip güçlenecek ve öğrencileri astronomi bilimine katkıda bulunacaklardı. Belki de bugün Halley kuyruklu yıldızı yerine Takiyüddin kuyruklu yıldızından bahsediyor olacaktık.

Görülen o ki uzun vadeli bilimsel çalışmaları kısa vadeli siyasi çıkarlarla çok fazla ilişkilendirmek her iki taraf için de pek hayırlı olmayabiliyor.

Önemli bir kısmı aslında alıntı olan bu yazıyı bana yazdıran ise yıllar önce takip ettiğim ama uzunca bir süre ara verdiğim ve Tarih Vakfı tarafından hazırlanan Toplumsal Tarih dergisinin 2006 Ocak sayısı oldu.

Advertisements
 
Leave a comment

Posted by on January 31, 2006 in General

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: