RSS

Bizde kalmamış da sizde fazla desibel varsa alabilir miyim amca?

03 Aug

İsmet Berkan bugünkü köşesinde Birilerini uykusuz bırakmadan eğlenmek mümkün değil mi? diye sormuş.

Şu kısma takıldım:

Bazı yazarlar, gece kulüplerini savunurken, ‘Ne olacak 84 desibelden’ diyorlar, ‘Yoldaki araçların gürültüsü zaten 65 desibel.’

Acaba o yazarın evinin yatak odası 65 desibellik gürültü çıkaran yola mı bakıyor? O yazarın yatak odasında ses seviyesi 84 desibel olsa acaba ne tepki verirdi? Aynı yazar, ‘Boğaz’daki esas gürültüyü tekneler yapıyor’ diyor, suimisal misal olur mu?

Burada dikkat edilmesi gereken noktalardan biri desibelin logaritmik bir ölçek oluşu yani her bir adımın bir öncekine üstel bir fonksiyonla bağlı oluşu. Örneklendirmek gerekirse B ortamındaki gürültü A ortamındaki gürültüden 10 dB fazla ise, bu B ortamındaki gürültünün, ses şiddetinin A ortamındakine kıyasla 10 kat daha fazla olduğu anlamına gelir. Yani birkaç dBlik bir artış aslında birkaç kat artış demektir.

Ses şiddetleri ve insan tahammülüne gelecek olursak, yazıda bahsedilen 84 dB ölçüsündeki gürültü çok gürültülü bir fabrikanın ya da gürültülü büyük bir kamyonun 1 metre uzağındaki gürültü miktarına yakın.

O halde “O yazarın yatak odasında ses seviyesi 84 desibel olsa acaba ne tepki verirdi?” sorusunun cevabını kestirmek çok zor değil fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta ses şiddetinin uzaklıkla değiştiği. Yani yukarıdaki fabrika ya da kamyon tarifi yaklaşık 1 metre uzaklıktaki gürültü ile ilgili, tabii ki mesela 500 metre uzağında olursanız o ses kaynağının algıladığınız şiddet de azacalaktır.

Bu arada işin sağlık ve hukuki boyutu bir yana, çok daha basit bir şeyi düşünmek yeterli: İnsan sinir sistemi ve psikolojisi. Nasıl mı? Basit, şöyle ki, bırakın 80 dB ya da daha üst şiddetteki bir gürültüyü çok daha düşük bir ses sinyali dahi belli bir süreklilik arz ettiğinde (mesela odadaki bir arkadaşınızın masaya parmağı ile hafifçe vurduğunu ve bunu saatlerce sürdürdüğünü düşünün ;-)) sinir sisteminde gittikçe güçlenen bir uyarana yol açacaktır. Bu da en hafif tabiri ile “sinir bozukluğu” getirir, bazı durumlarda dayanılmaz olabilir.

Sonuç: Şimdilik değerli Türk “eğlence” (!) mekanı sahiplerini Erkut Abi‘ye havale etmekten daha eğlenceli bir yol görünmüyor!

Advertisements
 
Leave a comment

Posted by on August 3, 2006 in CogSci, General, Medya

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: