RSS

fMRI (hayır functional Magnetic Resonance Imaging olanı değil) – ilk deneme yayını

16 Aug

fMRI: fazla Mesai Radyo Internet

Eğer tatildeyseniz ama kader ağlarını örmüşse ve bir şekilde evden dışarı çıkamamışsanız (ve arkadaşlarınız sizi “canım tatil dediğin insanın kendine vakit ayırması değil mi ki hem, hahahaha” şeklinde teselli edip tropikal bölgelerde güneşin batışına doğru içkilerini yudumluyorlarsa) ve içinizden dünyayı kurtarmak, çok faydalı bir şeyler yapmak, vatana millete hayırlı olmak, Google tarafından satın alınabilecek bir start-up kurmak gelmiyorsa…

… o zaman dört bir yanda pencereleri açılmış olan evinizde kımıldamayan yapraklara, pencereden içeri dalıp bu hamlesine lanet eden kedilere bakar ve IRC ortamlarına derin dalış yaparsınız ve yolunuz #fazlamesai kanalına düşer (iş değil geyik yapılan IRC kanalı :)).

Sonra bir radyo muhabbeti açılır. Bir coşku, bir titreşim, bir “yaptım oldu” havası eser sanki. gneral, “verdim gitti sunucuyu sizi mi kıracağım” diyerek açılış hamlesini yapar. Ardından elementler piyon ve atlarla bir kombinasyona girişir ve hedef sunucuya acımasızca Shoutcast radyo sunucu yazılımını kurar. Birkaç ayar çekildikten sonra fMRI yani fazla Mesai Radyo Internet yayına hazırdır. İnsanlar XMMS, vlc, rythmbox gibi mühim mühimmatı hazır bulundurmakta, eller farede, komut satırında filan hazır beklemektedir. fMRI tarihinin ilk DJi elementler yayına başlarken #fazlamesai ahalisi çoktan radyo sunucuya bağlanmıştır. Gürül gürül gelen ses ve musiki ile ruhlar pir-ü pak olur iken diğer kanal sakinlerinde de bir “ya acaba ben de mi DJlik ortamlarına girsem ufaktan bir iki parça şeettirsem” düşüncesi oluşmuş, körpe dimağları kemirmeye başlamıştır.

FZ içindeki gizli radyoculuk ruhunu, 10 yıl önce Açık Radyo programcıları ile olan etkileşimleri ve geçmiş günlerin birikmiş dürtü potansiyelini daha fazla bastıramaz, dayanamaz ve haykırır: Ben de çalmak istiyorum!

fMRI tarihinin ikinci DJi FZ ile blues ve caz dolu saatler başlamıştır bir Stanley Turrentine’ın Spooky yorumu olsun, bir RH Blues olsun, Cowboy Bebop’tan Digging (for my potato) şeklinde armonika tınıları olsun ruha neşe, ortama enerji, kabloya bitler bytelar saçmaktadır ve buna mukabil dinleyici sayısı artmaktadır. fMRI acaba reklam da alabilecek midir, gözü yükseklerde midir, bomba röportajlar ve canlı yayınlarla Türk medyasına, bağımsız medya ortamlarına damgasını vuracak mıdır?

FZ’yi hayallerinden gerçekliğe çağıran ses, daha doğrusu kanal mesajı birazdan DJliği alacak olan, boş vakitlerinde damda anten, havada wireless Internet, PC’de Common Lisp tabanlı pencere yöneticisi gibi ne idüğü belirsiz işlerle uğraşan ve bu yüzden bir türlü vergi indirimi alamayan bir ekonomist olan opheus‘tan gelir: “Hocam bugün Yavuz Çetin’in ölüm yıldönümü değil mi?” Bu lafın üstüne yapılacak şey bellidir. Ustanın anısına hemen “playlist” güncellenir ve son albümü “Satılık”tan seçilmiş bazı parçalar MP3 formatına dönüştürülüp yayına sokulur. Rock ve blues gitar dünyasının en güzel, en yetenekli, en hassas ve en öfkeli çocuğu cayır cayır gitarı ile ortalığı kavurmaktadır: “Benimle Uçmak İster misin?”

DJlik sırası opheus’a gelmiştir ve o da #fazlamesai sakinlerini Güney Amerika menşeili müzik diyarlarına savurmaktan geri kalmayacak, elinden gelen yayını ADSLden esirgemeyecektir.

Nihayet Simor kendi imkanları ile evdeki malzemelerden bir mikrofon yapmayı başarmış ve devreye girmek için sabırsızlandığını belirtmekte, saha kenarında ısınma hareketleri yapmaktadır (o günün sabahının 5’ine dek kanalda ALSA idi alsamixer idi SKYPE idi, telekonferans idi kasmış durmuş ve kanal müdavimlerinden birine yardım etmiş bir şahsiyet olarak izleyenlerde “kesin dopingli bu adam ya da bizi yiyor” düşüncesine yol açmaktadır). Ve o radyojenik (fotojenik gibi bir şey oluyor bu!) sesi duyulur insanların XMMSlerinde, vlclerinde, rythmboxlarında, cümle ses istemcilerinde: “Fazlamesai radyo dinleyicileri hoş geldiniz. Şimdi karşınızda 70lerden nostalji rüzgarı…” ve ses yavaşca, ekolu bir şekilde alçalırken müzik sesi yükselmeye başlar (40 yıllık radyocu musun be mübarek).

Simor’un gece 3 sularında “yeter artık yoruldum ben gidiyorum, yorucu bir işmiş bu yahu” deyip yayını kesmesi ile fMRI ilk tarihi radyo yayını da son bulmuş olur.

Bir yandan müzikler çalınırken bir yandan da beyin fırtınası yapılmış (geyik aslında, ciddi ve ses getiren bir iş yaptığımız yoktu aslında. Ses getiren? Götüren? Hmm…) müzik haricinde ne tür programlar, ne gibi tematik prodüksiyonlar gerçekleştirilebileceği, altyapı çalışmaları ve içerik düzenleme koordinasyon mevzuları tartışılmıştır. Fikirlerden biri de “Creative Commons lisanslı müzikleri dayayalım mı yayına hocam?” şeklinde olup “olur mu ki, yeter mi ki” gibi tepkiler gündeme gelmiştir.

Bu yapımda emeği geçen yazılımlara gelince, FZ şu kültür eserlerine teşekkürü bir borç bilir: SHOUTcast DSP Plug-In for Mac OS X, Linux and FreeBSD, ogg2mp3.pl, evrensel işletim sistemi Debian GNU/Linux için ekstra paket deposu: debian-multimedia.org (eski adı ile Marillat), DarkIce live audio streamer ve xmms-liveice plugin.
Ayrıca parça seçimleri ve kültürel zenginlik açısından takipçilerinden yardımını esirgemeyen all about JAZZ ekibine de şükranlarımızı sunuyoruz.

Şimdi sırada düzenli radyo için hazırlıkların planlanması ve uygulanması var.

Advertisements
 
Leave a comment

Posted by on August 16, 2006 in Debian, General, Music

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: