RSS

Debian: Quo vadis? (*)

25 Sep

Debian Projesi ile ilgili son zamanlarda sanki her zamankinden farklı bir şeyler oluyormuş gibi bir hava oluştu. Bazı geliştiricilerin açıklamaları, bunlara dair tartışmalar, bloglar, yorumlar derken “ne oluyor?” havası oluştu gibi. Bunun Türkçe konuşan GNU/Linux geliştiricileri arasında da yankılarını görmek mümkün (bkz. Good Old Debian… başlıklı blog girdisi).

Konuyu bir de “içeriden” birine danışayım, anadilimde birkaç yorum, bir iki kelam alayım düşüncesi ile Debian geliştiricilerinden Recai Oktaş‘a sordum, sağolsun her zamanki güzel üslubu ile detaylı ve doyurucu bir cevap geldi ve alıntı yapmama izin verdi (koyu renk ile yapılmış vurgular bana ait):

Linux-watch yazısı bizim bulvar medyasındaki manşetleri andırıyor, çok abartılı. “Debian geliştiricilerinin bir bir Debian’dan ayrılmaları” ifadesi ise kesinlikle doğru değil. Bu ayrılanlar kimler? Scott Remnant aktif bir Ubuntu geliştiricisi, Debian’la alâkasını zaten uzunca bir süredir kesmişti (kendisi bir ara Ian Murdock’ın Planet Debian üyeliğini iptal etmeye çalışmış ve gelen tepki üzerine geri adım atmıştı). Diğeri Matthew Garrett, o da bir Ubuntu üyesi, hatırladığım kadarıyla Mark Shuttleworth’ün yakın arkadaşı. (Ek: Shuttleworth’le bir fotoğrafını görmüştüm, oradan hareketle bunu söyledim, bu kısım belirsiz. Fakat Garrett’in ilk günlerden itibaren Ubuntu
oluşumunda yer aldığını çok iyi biliyorum.)

Bunların dışında Ubuntu kökenli olmayan tek isim Joe Wreschnig ki o da resmi olarak istifa etmedi. Sert tepki gösterenler arasında en belirgini Joey Schulze, debian-security ekibinden ve ayrıca Debian Weekly News’in editörü. İstifa etmedi, sadece “madem ki birileri Debian adına parayla iş yapacak ben de gönüllü olarak yaptığım falan filan işleri (hepsini değil) devrediyorum” dedi.

Mesele birkaç haftadır debian-private listesinde şu anki Debian lideri ait tarafından getirilen bir öneriyle ortaya çıktı. Etch için Aralık 2006’ya tarih verilmişti. Bu tarihler daha önceden verilir ve hep 6-12 aylık gecikmeler olurdu. Ajt bu gecikmenin Etch için olmamasını istediğinden (kendince tespit ettiği bir darboğazdan hareketle) sürüm yöneticilerinin iki ay süreyle finanse edilmesini önerdi. Bu öneriye karşı çıkanların ileri sürdüğü eleştiriler:

– Debian gönüllülük esasıyla yürüyen bir projedir. Bu öneri Debian’ın gönüllük ruhunu zedeliyor.
– Para şeytandır. 🙂
– Ben ancak gönüllü olarak yaptığım işlerden zevk alıyorum. Gönüllülük yapılan işin kalitesini de arttırıyor.
– Bu öneri Debian geliştiricileri arasında ayırıma yol açıyor: para alan “özel” geliştiriciler ve sıradan geliştiriciler olarak.
– Neden sadece sürüm yönetimi önemli? Başka önemli işler de var. Bırakın Etch gecikecekse geciksin.

Bu eleştiriler temelde doğru unsurlar içeriyor. Öte yandan benim kanaatime göre Debian artık ilk günlerindeki gibi tamamen gönüllükle düzenli sürüm çıkarabilecek basitlikte bir organizasyon değil. Bazı işlerin parayla yapılması yanlış bir şey de değil. Yani ben yukarıda listelediğim eleştirileri biraz püriten buluyorum. Projenin ruhundaki “gönüllülük” nosyonu dejenere edilmeden uygun ölçekte bir finansal yapılanma olabilir.

Kendi adıma “bak işte bana para vermiyorlar, ben biçare bir geliştiriciyim” demem. Zaten de-facto durumda bazı geliştiriciler hepimizden daha çokçalışıyor. Bence “Dunc-Tank” oluşumunu denemek de yarar var. Eğer bu oluşum dejenerasyona yol açarsa kendiliğinden ortadan kalkar veya kaldırılmazsa proje ikiye bölünür (asla arzu etmediğimiz bir durum).

Özetle paniğe mahal yok, Debian bildiğimiz Debian! 🙂

Ek: Bir diğer not da Scott Remnant için. Bu kişinin Debian’dan Ubuntu’ya geçtiği ifade edilmiş. Bir kere böyle “transfer”ler falan olacak bir kulüp yapısı yok ortada. Scott Remnant, Garrett gibi, daha ilk günden Ubuntu oluşumu içinde yer almış bir simadır. Yeri, duruşu zaten belliydi.

Şimdi Dunc-Tank sayfalarına baktım. Elemanlar bu tartışmaları çok güzel özetlemişler aslında. İşte şu bölüm (Joey Schulze’ın yazılarına da bakmak lazım): http://www.dunc-tank.org/background.html

*: Quo vadis: Latincede “nereye gidiyorsun” anlamına gelen ve İncil’de de geçen, deyim haline gelmiş bir ifade.

Advertisements
 
1 Comment

Posted by on September 25, 2006 in Debian, General

 

One response to “Debian: Quo vadis? (*)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: