RSS

Bir işyerinin kitaplığı, bir üniversitenin kitaplığı, en iyi kütüphane hangisi?

12 Jan

Kaç gündür İstanbul Bilgi Üniversitesi ve kütüphanesi üstüne bir şeyler karalamayı düşünüyordum da fırsat bulamıyordum, Enver’in Parkyeri kütüphanesi ile ilgili blog girdisini gördüm de bugün, vesile oldu, yazayım dedim.

Kısa bir süre önce ofisteki e-kitap materyallerimizin sayısı onbinlere yaklaşınca, dağa taşa sığmaz olunca, bizi bir “kategorizasyon” kaygısı aldı. Malum insan ister MS Windows olsun ister GNU/Linux olsun, dizin yapısını düzgün kurmak, biraz zapt etmek istiyor mevcut karmaşayı ve bazı şeyler de abarmasın diye düşünüyor.

Nihayetinde, altyapı olarak tireli halde ISBN numaraları kullanmaya karar vermiş olsak da aklımıza takıldı çeşitli kategorizasyon sistemleri. Mesela şu meşhur “QA76.73.L23 S45 2005” gibi görünen call number denen şeyler nedir, nasıl verilir filan gibi. Konu konuyu açtı, Dewey sistemi, Library of Congress sınıflandırma sistemi filan derken baktık kafalar epey karışıyor, dedik ki işin uzmanlarına soralım kendi aramızda spekülasyon yapacağımıza.

Bilgi Üniversitesi kütüphanesi çalışanlarından öğrendiğimiz kadarı ile eskiden 4 ciltlik bir kılavuza bakmak sureti ile belirlenen sınıflandırma numaraları (Dewey Decimal Classification sistemi) bugün yerini “call number” denen ve dünyadaki en büyük kütüphanelerden biri olan ABD’deki Library of Congress‘in de kullandığı sınıflandırma sistemine bırakmış. Bu sınıflandırma sistemi ise 22 ciltlik bir kılavuz baz alınarak yapılıyormuş kitaplar için.

Bizi şaşırtan şeylerden birinin cevabını da öğrenmiş olduk, misal henüz “call number”ı belirlenmemiş bir Türkçe kitap hem Boğaziçi’ne hem de Bilgi’ye geldi, nasıl oluyor da ikisi de aynı “call number”ı verebiliyor, belli bir yere mi bakıyorlar? Hayır. Her ikisindeki kütüphaneciler de o 22 ciltlik kılavuzu kullanarak kitapları sınıflıyorlar ve aynı kodlamayı gerçekleştiriyorlar. Her seferinde aynı numarayı vermeyi başarıyorlar mı peki? Evet. Peki nasıl? Görülen o ki, Türkiye’nin en iyi üniversite kütüphane kadroları Boğaziçi, Bilkent ve Bilgi’de.

Bir kez daha sınıflandırma gibi önemli bir işin üstesinden layıkı ile gelen kütüphanecilerimizin emeklerine saygı duyduk. Eldeki verilere göre şu anda Bilgi’de 100.000’e yakın kitap var ve Silahtarağa’daki yeni kampüs kütüphanesi ile birlikte 100.000 kitap daha eklenecek 1-2 sene içinde. Bunun yanı sıra kısa süre önce gerçekleşen önemli ve değerli bir bağış sonucunda İstanbul’daki “British Council” kütüphanesindeki binlerce kitap, CD, video kaset, DVD, vb. materyal da şu anda Bilgi Üniversitesi kütüphanesinde kataloglanıp okurlara sunuluyor.

Bilgi Üniversitesi’nin kütüphanesinin içerik ve teknik olanaklarının yanı sıra bir de “bilgi” ve onun paylaşımına dair bir politikası var. İTÜ, Boğaziçi gibi üniversiteler bırakın mensupları olmayan kişilere kitap vermeyi, kütüphane binasına “yabancıları” sokmamak için bin maddelik yönetmelikler hazırlar iken Bilgi Üniversitesi, “buyrun gelin kütüphanemizi ziyaret edin, kim olursanız olun, kütüphanemiz sizlere açıktır” şeklinde yaklaşıyor konuya.

Böyle güzel teknik olanakları, kaliteli ve yoğun emek ürünü şekilde bize sunmakla kalmayıp aynı zamanda “bilgi”ye olan yaklaşımları ile de takdiri hak eden kadrolara ve karar vericilere buradan teşekkürlerimi sunar, bir sonraki yüklü kitap sipariş listemi hazırlamak üzere bu blog girdisine son veririm. 🙂

Advertisements
 
Leave a comment

Posted by on January 12, 2007 in General

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: