RSS

Ahlak profesörleri diğer insanlardan daha mı ahlaklıdır? Peki ya papazlar?

28 Jun

Kısa süre önce düzenlenen bir felsefe konferansında küçük bir anket yapıldı, kağıtta etik ile uğraşan felsefecilerin daha ahlaklı davranıp davranmadıkları soruluyor ve anketi dolduranlara çikolata vaad ediliyordu.

Bir süre sonra bir etik profesörünün anketi doldurmadan çikolatayı aldığı tespit edildi.

Anket sonuçlarına göre ise etik ile uğraşanlar meslektaşlarını daha iyi davranan insanlar olarak betimlerken diğer felsefecilerde böyle bir önyargı gözlemlenmedi.

Bir başka çalışmada ise ahlaki konularla ilgilenen insanların kitap çalma ihtimalleri araştırıldı ve kütüphane kayıtlarına göre etik konusu ile ilgili kitapların diğer felsefe kitaplarına kıyasla daha çok çalındığı gözlemlendi.

Mind Hacks’teki bu yazı bir başka meşhur çalışmaya göndermede bulunuyordu. ‘İyi Samaritalı’ üstüne yapılmış bir sosyal psikoloji çalışması.

Çalışma neydi?

Önce biraz arka plan: İncil’de bir hikaye var “İyi Samaritalı” diye, yolda yardıma muhtaç durumda bir var, yerde uzanan, dindar birisi geçiyor, yardım etmiyor, bir başka dindar kişi geçiyor yardım etmiyor, ‘sıradan’ bir Samaritalı geçiyor ve yardım ediyor, ve İsa da bu hikayeyi temel alıp “işte örnek vatandaş, örnek Hıristiyan, dindar öyle değil böyle olunur …” filan diyor ve bu hikaye de tarihe, İncil’e “The Good Samaritan” hikayesi olarak geçiyor.

Bu hikaye, papazların anlatmaktan zevk aldıkları ve “delikanlı ve iyiliksever Hıristiyan işte böyle olur!” mesajını vermek
için kullandıkları vaaz hikayelerinden biri.

Bir gün, bir grup psikolog bir ilahiyat okuluna gidiyorlar, bir grup ilahiyat öğrencisi alıyorlar, yani geleceğin rahipleri, papazları filan. Bunlarla bir deney yapmaya karar veriyorlar, mevzu şu: Bir vaaz vereceksiniz X yerde. Bir kısmı için bu X uzakta, ancak yetişebilecek durumdalar, acele etmeleri lazım, bir başka kısmı için orta karar uzaklıkta, bir kısmı için ise çok yakın bir binada. Bu ilahiyat öğrencileri de tamam diyorlar. Sonra vaaz için yola koyuluyorlar. Verecekleri vaaz da yukarıda bahsi geçen “İyi Samaritalı” vaazı.

Yolda yardıma muhtaç bir adam yerde uzanıyor.

Şimdi bu ilahiyat öğrencilerinin nasıl davranmalarını bekleriz?

Deney sonucunda gözlemleniyor ki, en çok acelesi olanlar yoldaki adama en az yardım eli uzatanlar. Yakındaki binada vaaz verecek olanlar, yanı pek acelesi olmayanlar ise pek bir ahlaklı Hıristiyan profili çiziyorlar. Acelesi olanların bir kısmının hızlı hızlı ilerleyip
yoldaki adamın üzerinden atladıkları bile gözlemleniyor.

Pekiyi bu bilgi gerçek hayatta ne işimize yarayacak? Eee, n’olmuş yani?

“Civilization advances by extending the number of important operations which we can perform without thinking about them.” — A. N. Whitehead

… deyip devam edelim.

Konuşmak işe yarar mı? İnsani güzele ve doğruya sağlam şekilde yönlendirir mi sözcükler tek başlarına? Evet. Hayır. Evet. Hayır…

Bilmiyorum belki bazen evet bazen hayır. Lakin bir kez daha sanki deklaratif bilgi prosedürel bilgiye karşı ayrımı mi gündeme geliyor? Ağır düşün, derin düşün, ahlaki ikilemlerde dikkatli hareket et, bu isler icin eğitildin!… şeklinde mi? Yoksa duruma göre, işimize ne gelirse… mi? Ne kadar bilinçli, ne kadar bilinçsiz? Bu kadar kaypak ve kaygan bir zemin ise, bunu olabildiğince otomatiğe bağlamanın bir yolu olabilir mi? İnsalara öğüt vere vere mi onları ahlaklı hale getiririz? O papazlar ne kadar ahlaklı idi? Yoksa körlemesine bir evrimin bugünkü sonucu olarak yapabileceklerinin en iyisini (ortalamasını?) mı yapıyorlardı?

Etik profesörleri daha mi hakkaniyetli ve erdemli davranir? Ya papazlar? Peki ya “İyi Samaritalı” vaazını vermeye giden papazlar?

Ben ahlaka ahlak demem üzerinde derin düşünülmeyince… mi?

Şimdi bu tür çalışmalar malum-u ilan mi ettiler? Acik miydi her sey? Ben saçma sorular mı soruyorum bilmiyorum ama aklımdan geçenleri paylasmak ve biraz da yazarak düşünmek istedim, umarım sessizliği bozmaya değmistir yazdıklarım.

Bahsi geçen çalışma:

Darley, J. M., and Batson, C.D., “From Jerusalem to Jericho”: A study of Situational and Dispositional Variables in Helping Behavior”.
JPSP, 1973, 27, 100-108.

Biraz daha gevezelik:

Başka bir deyişle ahlaki ve erdemli davranmayı bisiklet kullanma otomatikliğine ve stabilitesine yaklaştırmak bir gün mümkün olabilir mi? Yok eğer olamayacaksa o zaman şu anda nöroekonomi alanına (duygular, karar verme mekanizmaları, vs.) sular seller gibi milyon $ akıtanlar yarın öbürgün insanları daha bir güzel ‘yönlendirecek’ (!) süper sofistike şeyler geliştirdiklerinde derin düşünceler yolda yaya mı kalır?

Advertisements
 
Leave a comment

Posted by on June 28, 2007 in CogSci, General, psychology, Science

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: