RSS

Çeviri Felaketleri – 8

14 Oct

(GÜNCELLEME: Umberto Eco’nun beni sopa ile kovalamasını garantilemişim de haberim yokmuş! Yazıyı okuduktan sonra altındaki yorumları sonuna dek okuyun!)

Blogda düzensiz olarak yer verdiğim çeviri felaketleri serisi için yepyeni bir örnek ile karşınızdayız sayın okurlar (serinin diğer bölümlerine erişmek için http://ileriseviye.org/blog/?p=659 adresindeki blog girdisine bakabilirsiniz.

Bu seferki örneğimiz Vikipedi’deki Richard Hamming maddesinden (koyu renk ile vurgu bana ait):

Bu hesaplamanın sonucunda atmosferde bir yanma meydana gelmeyeceği anlaşılmış ve ABD bombayı önce New Mexico’da ardından da iki kere Japonya’da denemiştir.

İnsanlık tarihindeki en korkunç trajedilerden birinin böyle soğukkanlı ve nötr şekilde ele alınmasını bırakıp ‘denemek’ sözcüğüne odaklanalım: ABD tarafından Japonya’da gerçekleştirilen eylem bir ‘deneme’ yahut ‘deney’ değildir! Başka bir deyişle: Eğer New Mexico’daki bir deneme ise Japonya’daki iki atom bombardımanı deneme değildir, Japonya’dakiler deneme ise New Mexico’daki nedir?

Yahut: Çevirmenin sorumluluğu nedir?

Hemen İngilizce Richard Hamming maddesindeki cümleyi de verelim:

The result of the computation was that this would not occur, and so the United States used the bomb, first in a test in New Mexico, and then twice against Japan.

İngilizce ifadede en azından New Mexico’da yapılanın bir deneme, bir test olduğu, daha sonra ise bombanın Japonya’ya karşı kullanıldığı belirtiliyor, dil eleştirilebilecek olsa da en azından Japonya’daki katliamın bir testten daha fazlası olabileceğine dair ipucu içeriyor bu cümle.

Siz olsanız söz konusu Türkçe çeviriyi getirip karşınıza koyan çevirmeni ne yapardınız? Sizi bilmem ama mesela Umberto Eco olsa (en azından ‘Mouse or Rat? Translation as Negotiation’ kitabındaki tavrını hatırladığım kadarı ile) herhalde anında kovar ve belki bununla yetinmeyip sopa ile kovalardı.

Advertisements
 
8 Comments

Posted by on October 14, 2008 in General

 

8 responses to “Çeviri Felaketleri – 8

  1. Timu EREN

    October 15, 2008 at 00:19

    Peki acaba bu yanlışlığı fark edip, herkesin müdahelesini kabul eden bir sistemde bile müdahale etmeyenlere Umberto Eco ne yapardı? Bir yanlışlığı görmek kötü değil sadece bunu duyururken bir şeyler yapabilme gücünü kullanmamayı garipsedim.

     
  2. Emre Sevinc

    October 15, 2008 at 00:25

    Bu benim de ilk aklıma gelen şeydi. Kolayca müdahale edebilirdim. Lakin etmedim. Şimdi bu durumu bir deney (!) kabul edebiliriz ve şu soruları sorabiliriz:

    – Bu vahim durum ne zamandır var?
    – Dolayısı ile ne kadar süredir müdahale edilmemiş?
    – Acaba Richard Hamming maddesi kaç hit almış, kaç kişi tarafından ziyaret edilmiştir bugüne dek?
    – Dolayısı ile kaç kişi söz konusu vahamete, yahut biraz daha ağır bir ifade ile manipülasyona maruz kalmıştır?
    – Wikipedia kullanırken biraz daha dikkatli olmalı mıyız?
    – Genel olarak bilgi verdiğini iddia eden ve güvenilir olma kaygısını öne süren bir kaynaktan bir şey okurken biraz daha dikkatli olmalı mıyız? Kısacası bu vakadan ne tür dersler çıkarabiliriz?

     
  3. Timu EREN

    October 15, 2008 at 01:17

    Soruların bazılarına cevap vermek çok kolay aslında, (geçmiş sekmesinden bazı bilgilere erişilebiliniyor)

    03:23, 18 Şubat 2007 tarihinde sizin tarafınızdan yada sizin ile isim benzerliği olan biri tarafından oluşturulmuş,

    bugün, değiştirilmiş, (sizin günlük girdinizi okuduktan hemen sonra (yorumumdan hemen önce) tarafımdan)

    Hit ile bir bilgi görünmüyor, belki istenirse wikipedia yetkilileri bu bilgiyi verebilirler.

    Wikipedia’nın güvenilir bilgi kaygısı olduğunu pek wikipedia içerisinde dile getirmiyorlar gibi duruyor. “http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Genel_sorumluluk_reddi”

    Ders çıkarmaya gelince, sanırım herkes kendi dersini çıkartacaktır, kişisel olarak çıkartacağım derslerden çok derslerin doğrulanması var,
    birincisi: Tek bir kaynağa güvenme, kontrol et,
    ikincisi: “deneme, yap, yaparken nasılsa deniyorsun” (star wars’da yoda tarafından söylenir)

    Dikkat için söyleyecek pek bir şeyim yok, ancak ben bu deney için şu soruları sormayı tercih ederim.

    Şimdiye kadar kaç kişi bu sayfayı ziyaret etti ve bu bilgiyi kopyaladı? (dersler için vs.)
    Dersler için kopyalanan içeriği kaç kişi kontrol etti ve bunu neden fark etmedi?
    Şimdiye kadar bunu neden kimse fark etmedi?
    Fark edenler neden müdahale etmedi?

     
  4. Emre Sevinc

    October 15, 2008 at 15:28

    Harika bir durumla karşı karşıyayız! Umberto Eco’ya bir odun verip beni dövmesini istiyorum 🙂 Böylesine ciddi bir çeviri felaketine yol açmışım (isim benzerliği filan değil, ben yapmışım gerçekten de o çeviriyi!), dönüp tekrar kontrol etmemişim. Yaklaşık 1.5 sene böyle kalmış. Kafama kahverengi bir kese kağıdı geçirip dolaşmayı düşünüyorum. İster inanın ister inanmayın 🙂 Buyurun buradan yakın.

     
  5. Serdar

    October 15, 2008 at 18:19

    Yani ne diyeyim hocam, insan kendi kendini ancak böyle ihbar edebilir.:) Sahi odun hangi turden olsun? hani mese falan daha serttir de ondan:)

     
  6. Elif

    October 15, 2008 at 20:36

    Emre yahu, çok komiksin..

    Bir dahaki sefere eleştirirken iki kere düşünürsün artık.

     
  7. Kumandan Ucan Tekme

    October 17, 2008 at 00:14

    Emre, hem sayı saymayı biliyor hem de dayak yemiş.

     
  8. Sefa YILDIZ

    November 15, 2010 at 23:05

    iyi ki yorumları da okudum 🙂
    yoksa “hocam bu maddeyi wiki’de siz yazmışsınız sanırım” yazacaktım az daha 🙂

     

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: