RSS

Baader-Meinhof Fenomeni, NUMB3RS ve Aman Allahım Bu Bi'Tesadüf Olabilir Mi? (Evet olabilir!)

31 Dec

Tehlikeli İlişkiler (hele bir de resmin üzerine gelsin fare!)

Tehlikeli İlişkiler (hele bir de resmin üzerine gelsin fare!)

1986 yılında Minnesota’daki bir gazeteye yazan bir okur, Baader-Meinhof Çetesi olarak da bilinen bir terör örgütü ile ilgili ilk kez bir şeyler okuduktan çok kısa süre sonra çok farklı bir kaynakta tekrar bu örgütün ismi ile karşılaştığını belirtmişti.

Hemen ardından gazeteye mektup yağdıran okurlar kendi başlarına gelen benzer olaylardan bahsetmişlerdi. Bu durum bir süre sonra Baader-Meinhof fenomeni olarak isimlendirildi ve hatta söz konusu gazetede bugün dahi bu tür olayların tarif edildiği Baader-Meinhof Fenomeni başlıklı bir bölüm yer almaktadır.

Wikipedia sitesinde ilgili maddeyi ve açıklamaları okuduktan sonra kendi kendime gülümsemiş ve “ah siz insan zihinleri, siz yok musunuz siz, ah ah” demiştim 🙂

Ta ki kısa bir süre sonra, alakasız bir ortamda, gelişigüzel şekilde almış olduğum bir dergide içinde Baader-Meinhof geçen bir yazıyla karşılaşana dek…

Bütün bunlar bir tesadüf olabilir miydi? Birtakım gizli bağlantılar var mıydı? Evrensel bir kolektif bilincin parçasıydım ve eşzamanlılık üzerimde hükmünü sürüyor, ben de zavallı bir fani olarak buna direnmeye mi çalışıyordum? Jung’un hayaleti Avrupa’da ve İstanbul’da kol mu geziyordu? Ve bütün bunların favori dizilerimden biri olan NUMB3RS ile ne alakası olabilirdi?

Konuyu değiştirelim isterseniz yahut değiştirmiş gibi yapalım: Geçen hafta Beşiktaş’taki Kabalcı kitap-kırtasiye-herbişey kompleksine uğrayıp ‘Germania Halklarının Kökeni ve Yerleşim Yeri‘ başlıklı kitabı almaya niyetlenmiştim lakin her türlü sinsiliği kullanıp beni tüketime zorlayan dergi standlarında kendimi kaybedip “aaa Scientific American’ın Aralık sayısı ne kadar da enteresan ıvır zıvır ve kitapçıdaki insanın dahi anlayabileceği basitlikte anlatılmış ama aslında çok sofistike bilimsel şeylerle dolu” dedim ve söz konusu dergiyi utanmadan sıkılmadan satın aldım. Kitabı da satın aldım ancak bunun konumuzla alakası olmadığını belirtmekten hicap duyuyorum. Her neyse, dergiyi geçen Cumartesi sabahı okumaya başladım. Belli bir bölüme gelince bıraktım. Bugün de kaldığım yerden okuyayım dedim ve ‘Magic and the Brain: How Magicians “Trick” the Mind‘ başlıklı zihin gıdıklayıcı makaleyi okumaya başladım. Aynı gün içinde yani bugün söz konusu makaleyi bitirdim. Buraya kadar her şey olağan idi. Başıma geleceklerden habersizdim. (Beyin bilimleri ve sihirbazlık üzerine düşünmek beni yeterince eğlendirmiş ve yormuştu.)

Beyninizi kesicem profesör!

Beyninizi kesicem profesör!

Akşam eve geldiğimde “yahu iki gündür NUMB3RS dizisinin yeni bölümlerini izlemiyorum, o kadar dosya indirdik vakit ayırıp izleyelim hele, eğlenelim kafa dağıtalım, dur bakalım nerede kalmışım, hmm 5. sezon 5. bölümü izlemişim en son demek ki şimdi 6. bölümü izlemeliyim,” dedim (içimden). Tahmin etmeniz gerektiği gibi söz konusu bölümün konusuna dair zerre bilgim yoktu. İzledim ve küçük çaplı bir şok geçirdim:

David checks out a disappearing act at a magic show while out on a date, but quickly becomes part of the performance when the magician, Talma, disappears for real, leaving her assistant, Susanna, frantic and scared. Don and Charlie are quickly on the scene, and Charlie immediately deconstructs the trick, telling authorities to check for Talma in a secret compartment under the stage. When they open up the trap doors all they find is a lot of Talma?s blood, leaving them to wonder if this is part of the trick, or a real missing person case. The team then delves deep in to the subculture of magicians and magic. After much investigation they discover that the trick, as well as the involvement of the FBI, was a hoax, designed by Talma to gain publicity for their act. However, when they track Talma down to where she was going to magically reappear, they find her floating dead in the water filled glass sphere that was the centerpiece of the trick. While foul play is still being investigated, Charlie?s math suggests that Talma was a victim of her own ambition. It turns out that Talma had accidentally cut herself during the first part of the trick, accounting for the blood at the original scene. Then, when practicing for the finale, she had slipped and hit her head and because of her weakened state, had fallen unconscious while the sphere filled with water. The illusions designer, Gage Jones, had been on the scene and had tried to help her, but the fail safes built in to the trick failed, leaving Talma to drown.

Yani söz konusu bölümde de sihir, büyü, türlü çeşit numara mevzusu olduğu yetmezmiş gibi üstüne üstlük Scientific American dergisinde karşıma çıkan sihirbaz burada da karşıma çıkmıştı. Şimdi bu bir tesadüf olabilir miydi peki? Başka bir deyişle bu vakayı “aman allahım bu bi’tesadüf olabilir mi?” kategorisine yerleştirebilir yahut Baader-Meinhof fenomenine göndermede bulunabilir miydik?

Bu ve benzeri gizem ve büyü dolu soruların cevabını egzersiz olarak okura bırakıyor, durumdan kıl kapan ama meraklanmaktan da geri durmayan okuru ise iyice kıllandırmak için Hofstadter’in gizemli ‘Le Ton beau de Marot: In Praise of the Music of Language‘ kitabının 228. sayfasına yönlendiriyorum. İpucu vermek gerekirse (ki gerekiyor) denebilir ki söz konusu sayfada Raymond Queneau‘nun ‘Exercices de style‘ başlıklı kategorileri çiğneyip geçen eserindeki öykünün zihin iğneleyici bir ‘Probabilist‘ yani ‘Olasılıkçı‘ versiyonu var ki, evlere şenlik! Ve bu, tabii ki bir tesadüf (değil mi acaba?). (Tüm bunların ötesinde eseri İtalyancaya dönüştüren — hayır çeviren değil, öyle bir eser çevrilemez olsa olsa dönüştürülür, adapte edilir, birtakım kültürel adaptörler kullanılarak — zat-ı muhteremin Umberto Eco olmasına ne demeli? Yani bu aralar takıntı (semantik) uzayımdaki galaktik (mitolojik sütlü) köpüklere binip ortalıkta gezen şahsiyet. Bu da mı tesadüf ha, bu da mı! (evet, n’olmuş, gücüme mi gitti?)

Başımıza ne geliyorsa uzun vadeli olay dağılımlarındaki üst seviye soyut örüntüleri görememekten gelmiyor mu? Bu sorunun cevabı bir egzersiz olarak yazara bırakılmıştır.

Advertisements
 
7 Comments

Posted by on December 31, 2008 in General

 

7 responses to “Baader-Meinhof Fenomeni, NUMB3RS ve Aman Allahım Bu Bi'Tesadüf Olabilir Mi? (Evet olabilir!)

  1. Ali Utku Selen

    January 7, 2009 at 20:07

    Tıp öğrencileri yeni öğrendikleri birçok hastalığa kendilerinin de yakalandıklarını zannederler, sürekli bir panik halinde yaşarlarmış.

     
  2. Pingback: » Ceraskal eoy

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: