RSS

Linux: Çekirdekli Domates

07 Feb

Linux: Çekirdekli Domates

Linux: Çekirdekli Domates

Bir bilgisayar uzmanı olarak işletim sistemi kavramını daha önce hiç duymamış ve MS Windows’u bilgisayarın doğal, satın alındığında hazır gelen ve olmazsa olmaz bir parçası olarak kabul etmiş insanlara GNU/Linux gibi bir alternatifi nasıl anlatırsınız? Uzun uzun teknik açıklamalar ya da olur olmaz benzetmelere başvurup soğuk terler mi dökersiniz? Kaynak kod denen şeyin ne olduğunu, programlama dillerini, makina kodunu ve derleyicileri mi anlatmaya çalışırsınız? Peki ya insanlar size hiç beklemediğiniz şekilde yardımcı olabilir mi? Bazen tahmin edebileceğinizden çok fazla olabiliyorlar:

Sene 2009, bir akşam vakti salonda oturulmuş Ruhiye Hanım’ın hazırladığı çaylar içiliyor ve Yusuf Bey konudan konuya geçerken ziraat ve genetik mühendisliğinden lafı açıyor. Konu domatesler ama sıradan domatesler değil. Genleri ile oynanmış ve bir kez toprağa ekip mahsulü aldıktan sonra çekirdeklerini bir daha ekemediğiniz domatesler. Tekrar domates elde etmek istiyorsanız tekrar tohum satın almak zorundasınız. Pazarda bir kez bu parlak ve dolgun domatesler yaygınlaştı mı artık direnmeniz zor ve böylece elinizi verip kolunuzu kaptırmış, kısır döngüye girmiş oluyorsunuz. Tamamen o tohumları satan firmaya bağımlısınız.

Ortada bu laflar dönerken gözler benim uğraştığım laptop bilgisayar kayıyor:

– Ne yapıyorsun Emre?
– Linux kuruyorum.
– O nedir?
– Çekirdekli domates.
– Nasıl yani?
– Bunu bir kez kurdunuz mu bir sonraki kopya için ya da başka çeşitlerini üretmek için ilk üreticiye bağımlı değilsiniz. Çekirdekleri ile geliyor ve tohumları ile oynanmamış, engellenmemiş bir sistem.
– E ne güzel!
– Evet, bence de. Yaşasın çekirdekli domatesler! 🙂
– Peki ama bunu çok kullanan var mı ki, ben pek duymadım. Herkes Windows kullanmıyor mu?

Son soru üzerine gülümseyerek “istersen haritaya bakalım ve kendi gözlerimizle görelim” diyorum, kurulumu ve ilk ayarları bitmiş Ubuntu GNU/Linux üzerinde Firefox çalıştırıp http://map.ubuntu-be.org/ adresini ziyaret ediyorum.

– Aaa, ne kadar çok Linux kullanıcısı varmış.
– Evet.
– E bunlar yardımcı oluyor mu birbirlerine?
– Evet. İmece gibi.
– Para almıyorlar mı?
– Hmm, Ubuntu’nun anlamını biliyor musun?
– Yok. Ne demek ki?
– Afrika dillerinden birinde ‘insanlık’, ‘açıklık’, ‘paylaşmak’ gibi anlamlara geliyor. Güney Afrika Cumhuriyeti cumhurbaşkanlarından Nelson Mandela’nın kendi ağzından dinleyebilirsin detaylı olarak.

Çayları yudumlamaya devam ederken geçen dönem verdiğimiz CMN 147 dersinde aktardığımız örnek aklıma geliyor: genetik olarak işlenmiş F1 modeli ayçiçeği ve çeşitli bitki tohumları yani bir nevi çekirdeksiz domatesler. Belki bir dahaki sefere sınıfa parlak domateslerle gelmekte fayda var 😉

Çaylar, croissant, çekirdeksiz domates örneği ve çok daha fazlası için canı gönülden teşekkürler.

Advertisements
 
7 Comments

Posted by on February 7, 2009 in General

 

7 responses to “Linux: Çekirdekli Domates

  1. HC

    February 8, 2009 at 01:53

    Süper bir benzetme olmuş, sanırım daha iyi anlatılamazdı, teşekkürler.

     
  2. mert

    February 8, 2009 at 15:07

    örnek son derece güzel 😉
    ama şunu da sormak lazım
    hangi özelliğinden dolayı parlak domatesler çekirdekli domateslerden daha fazla üretiliyor?

     
  3. jit

    February 9, 2009 at 00:08

    Bilgi Üniversitesinin bilgisayar mühendisliği bölüm başkanının adını unuttum ama açık kaynak kodla ilgili bir seminer vermek için bizim bölüme gelmişti ve aynı örneği vermişti. Demek ki size de iyi aşılamış çekirdek hadisesini 🙂

     
  4. mert

    February 9, 2009 at 00:15

    iyi de çekirdeksiz üretenlerin tarlaları ve domates sayıları az değil.Madem çekirdeklileri üretmesi daha az maliyetli neden bu aşı bu kadar yavaş ilerliyor….
    Çekirdeksiz tarlalara örnek mi lazım? Buyrun
    https://www.dreamspark.com/default.aspx

     
  5. Emre Sevinc

    February 9, 2009 at 00:32

    jit,

    Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri bölüm başkanının ismi Chris Stephenson.

    Benim 1994 yılında GNU/Linux ile tanışmamı sağlayan kişi 1993 yılında İTÜ Fen-Edebiyat bilgisayar laboratuvarlarına GNU/Linux kurulmasını ve konuyla ilgili derslerin, kursların düzenlenmesini sağlayan (ve o dönemde matematik mühendisliği bölümünde dersler veren) Prof. Dr. Metin Demiralp’tir (sanırım şimdi İTÜ Bilişim Enstitüsünde çalışıyor).

     
  6. Emre Sevinc

    February 9, 2009 at 00:50

    Mert,

    Microsoft’un pazar payını artırması ve alternatifleri ile rekabet etmesi için ürünlerini öğrencilere bedava sunması şirket açısından akıllıca bir hareket. Ancak bu benim dediğime karşı herhangi bir argüman değil.

    Yavaş ilerleme meselesine gelince eminim bu işlerin epey içinde bulunan bir bilgisayar uzmanı olarak sorduğun sorunun cevabına dair fikirlerin vardır o yüzden bunu retorik bir soru olarak kabul ediyorum şimdilik.

     
  7. mert

    February 9, 2009 at 01:37

    Emre,

    Elbette sorum retorik, ancak bir takım şeyleri daha açık irdelemek için söylediğim de ortada.

    Bir açıdan bakarsak eğer, tüm linux kullanıcısı arkadaşların söylediği gibi, güvenli ücretsiz gelişime daha açık bir sistem var ortada. Yani yağ var şeker var irmik var.

    Karşı tarafta ise helva var.Elde yağ şeker ve irmik varken helvanın karşı tarafta daha fazla olmasının sebebi bana göre bir önceki postta verdiğim link benzeri atılımlardan geçiyor.

    Yani adamı öğrenciliğinin başından yetiştiriyor.Bu nedenle de çekirdekli domateslerin sayısını arttırmak için daha ufak yaşlardaki eğitim seviyesinde buna yönlendirmek gerekir.

     

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: